Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

j-Plasma

Yaş aldıkça bölgesel yağlanmalar, deri gevşeklikleri, sürekli artan
selülitler peşinizi bırakmıyor… Güne başlarken aynada ilk önce
vücudunuzun sevmediğiniz bölgelerini kapatan kıyafetler seçiyorsunuz.
Oysa vücudunuzdaki şekil bozuklukları ve selülitlerle ile yaşamayın. 3D Lazer Lipoliz vücudumuzu yeniden
şekillendirirken j-Plasma selülitleri silip atarak bize tek seansta yeni,
gençleşmiş, sıkılaşmış bir cilt sunuyor.
Bel, böbek, sırt, basenler, bacak içleri, kollar, bananalar, dizler, baldırlar, bilekler, gıdı
olmak üzere yağ fazlalığı olan her bölgeye uygulanabiliyor.
Güzelliğimize ve vücudumuza gösterdiğimiz özen, hayata olan
bağlılığımızın önemli bir göstergesi. Opr. Dr. Arif Eroğlu, 3D Lazer
Lipoliz’in vücudu yeniden şekillendirmede etkili bir estetik
uygulaması olduğunu ve kalıcılığının uzun yıllar devam ettiğini
söyledi. Opr. Dr. Arif Eroğlu’nun açıklamasına göre Radyofrekans ve
Helium denilen iki farklı enerjinin sinerjisi ile oluşan plazma enerjisi cilt
altını anında 80-85 dereceye yükselterek selülite sebep olan fibröz
septaları kırarak ve cilt dokusunda elastin- kolajen uyarımı yaparak nem
miktarını arttırır, cildi kadifemsi bir parlaklığa ve yumuşaklığa kavuşturur.
j-Plasma cildi yeniden yapılandırarak sıkılaştırır ve gençleştirir. Opr. Dr.
Arif Eroğlu, ‘j-Plasma sadece bir vücut şekillendirmede kullandığımız
selülitli dokuları düzelten bir cilt gençleştirme uygulaması değildir aynı
zamanda bir cilt germe yöntemi olarak kabul edilebilir.’ dedi.

İHA’nın haberine göre zamanla vücudumuzda bölgesel yağlanma
kaynaklı şekil bozukluklarının yanında selülitli dokuda artış, elastikiyet
kaybı, cilt altı bağ dokusunda azalma ve yaşın ilerlemesine bağlı karşı
konulamaz cilt sarkmaları meydana geldiğinde günümüzde etkili ve
kalıcı yöntem 3D Lazer Lipoliz’ dir. j-Plasma deri kalitesini arttırmada
kullanılan yeni ve üstün teknolojidir. 3D Lazer Lipoliz ve j-Plasma’nın
hemen etki göstermesi ve etkinin artarak uzun yıllar boyunca devam
etmesi ve sonucun kalıcı olması tercih sebepleridir. Lazer
lipoliz uzun yıllar boyunca geliştirilmiş bir teknoloji olmakla birlikte
kendini sürekli yenilemiştir. Tek seans olarak uygulanır.

3D LAZER LİPOLİZ VÜCUT ŞEKİLLENDİRMEDE FDA ONAYLIDIR.

Opr. Dr. Arif Eroğlu, 3D Lazer Lipoliz’in sonrasında spor sonrası
hamlama duygusu gibi hafif bir rahatsızlık veren his dışında ciddi bir
ağrısı sızısı olmadığını, elastikiyetini kaybederek
cildi dalgalanan selülitleri artan kişilere 3D Lazer Lipoliz ile birlikte j-
Plasma yaptırmalarını tavsiye etti.

j- Plasma vücut şekillendirmede derisi gevşek hastalar için uygulanan
yeni jenerasyon bir deri sıkılaştırma teknolojisidir. j- Plasma klasik bir
cerrahi değildir, non-invaziv bir girişimdir. j- Plasma teknolojisi hem var
olan kolajen liflerini maksimum derecede kısaltır hem de yeni kolajen
liflerin oluşumunu sağlar. j- Plasma teknolojisinde radyofrekans enerjisi
helium gazı ile birleşir ve helium gazı radyofrekans enerjisini arttırarak
çok güçlü ve hızlı bir şekilde plasma enerjisiyle dokularda sıkılaşma
etkisi oluşturur. j- Plasma uygulaması anında gözle görünen bir sonuç
yaratır.
j- Plasma tedavisinde ortaya çıkan helium plasma enerjisi deri altındaki
ısıyı maksimum kolajen kontraksiyonu ve yeni kolajen uyarımı
oluşturmak için gerekli olan 80 – 85 dereceye ulaştırınca protein-demir
trapanları meydana gelir, bu sayede mevcut kolajenler hemen kısalır.
j- Plasma ‘nın uzun zamanda çıkan etkisi kontrollü ısı hasarına bağlı
hızlı bir iyileşme cevabının oluşturduğu yeni kolajen uyarımıdır.
j- Plasma diğer radyofrekans enerjilerinin sağladığı ısılardan farklı olarak
cilt altında ısıyı 42 dereceden 85 dereceye hızla çıkarırken deri yüzeyine zarar vermez.

j- Plasma uygulaması sırasında kullanılan teknoloji
cilt altı ısının 80-85 dereceye ulaştığı halde deri yüzeyinin ısısının 40-42
dereceyi geçmesine izin vermez bu nedenle de deri yüzeyinde ısı hasarı
oluşmaz. j- Plasma FDA onaylıdır. j- Plasma dışında deri yüzeyinde bu
ısıya ulaşabilen herhangi bir cihaz, ciltte yanık ve doku ölümü riski
taşımasından dolayı güvenli değildir.
Cilt germe ve doku sıkılaştırma amaçlı uygulanan tedavilerde cihazların
yarattığı iç ve dış arasındaki ısı farkı ne kadar fazla olursa etkileri daha
fazladır. j- Plasma dışındaki cihazlarda değer aralığı 15- 25 derece iken
j- Plasma ‘da bu aralık 45 derecedir. Bunun anlamı diğer teknolojilere
göre j- Plasma ‘nın çok güvenli olduğudur. j- Plasma ‘da ısı deri altı

dokuda hızlıca artar ve anı hızla da soğur. Bu fibröz septal ağda
maksimum kontraksiyonu sağlarken deri yüzeyine etkinin minimum
seviyede olmasına neden olur.
Yağ dokusunun inpedansı 3000 ve 3800 ohm arasındadır. Diğer cihazlar
maksimum 1000 ohma kadar inpedans sağlar bu da yağ dokusu içindeki
fibröz septal ağ için yeterli değildir. j- Plasma 5000 ohm kadar tepe
gücüne çıkabilmekte ve bu gücü kaybetmeden uzun süre devam
ettirebilmektedir.
j- Plasma cilt altındaki yüksek ısıya çok kısa sürede ulaştığı için deri
altındaki bağ dokusunda ani ve maksimum kontraksiyon oluşturduğu için
cihazın yarattığı koagülasyon fibrozu incedir. Bu j- Plasma ‘nın

uygulandığı dokudaki sıkılaşma ve ütülenme etkisinin daha kusursuz
olmasını sağlar.
j- Plasma teknolojisi cihazın sağladığı enerjinin doku dirençlerine yenilip
kısa sürede azalmasına neden olmaz. j- Plasma tüm yumuşak
dokularda tam güçle çalışabilmektedir ancak diğer radyofrekans cihazları
maksimum güce eriştikten sonra güç kaybetmeye başlamakta ve etkisi
azalmaktadır.

Vücutta 2 anahtar ısı seviyesi vardır:
Deri yüzeyindeki ısı 47 dereceyi geçer ise deride yanıklar
oluşmaya başlar o yüzden sıkılaştırma için kullanılan teknolojinin
yarattığı deri yüzeyinin ısısı 47 derecenin altında kalmalıdır ki
güvenli olarak deri sıkılaşma yapabilsin. j- Pazma cilt altını 85
derecelere ulaştırırken cilt yüzeyini 42 derecede tutar.
65 derecenin altında kalan ısı fibroseptal ağda ani kısalma ve
şiddetli yeni kolajen oluşumunu uyarmaz bu nedenle deri altındaki
ısının 65 derecenin üzerine çıkması gerekir. En iyi sonuçlar 80 ile
85 derece arasındaki ısıda oluşur.
j- Plasma’nın uzun dönemli etki ise uygulanan yüksek enerji ile
sonrasında başlayan iyileşme fazı ile ilişkilidir. Bu fazda parçalanmış
kolajen matriksi yıkmak için aşırı yüksek derecede kolajenaz aktivesi
başlar. Bu dermal yeni kolajen oluşumu 6 ay devam eder.

BLOG