Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

Dolgu

Dolgu nedir?

Dolgu, Yüzdeki kaş arası çizgiler, alın çizgileri, nazolabial oluk dediğimiz burun kenarından dudak köşelerine doğru aşağıya inen çizgilerin azaltılması; elmacıkların, yanakların ya da dudakların belirginleştirilmesi; meme ve kalça gibi daha fazla hacim isteyen bölgelerin dolgunlaştırılması; akne ve selülit çukurlarının yok edilmesi gibi vücuttaki her çöküntü ya da volüm azlığı için ‘dolgu’ diye adlandırılan çeşitli içerik ve yoğunlukta hacim verici maddeler kullanılarak yapılan işlemdir.

Nasıl yapılır?

İki tip dolgu uygulaması vardır. Birincisi Hyaluronik asit içerikli geçici dolgular, ikincisi ise sentetik olarak üretilen  uzun etkili yada kalıcı maddelerin kullanıldığı dolgulardır.

Geçici dolgu maddeleri nelerdir?

Geçici dolgu maddelerinden en çok bilinen ve kullanılanlar Hyaluronik asit yapılı olanlardır.

Hyaluronik asit dolgular, hayvansal kaynaklardan değil rekombinant DNA teknolojisi ile laboratuvar koşullarında üretilmektedir (Juvederm, Belotero, Restylane, …). Hyaluronik asit yapılı dolguların üretim teknolojilerine ve kullanım amaçlarına göre içerdikleri Hyaluronik asit oranı değişebilir, farklı tipte çapraz bağlar içerebilirler.

Hyaluronik asit dolgular hangi bölgeler için uygundur?

  • Dudak
  • Nazolabial çizgiler
  • Elmacık kemikleri
  • Burun
  • Göz altı
  • Ağız kenarından çeneye doğru uzanan kırışıklıklar (Çin bıyıkları)
  • Eller
  • Derin alın çizgileri
  • Kaş arasındaki çizgiler
  • Ağız etrafındaki kırışıklıklar

Hyaluronik asit dolgular, farklı yoğunluklarda olmak üzere, özellikle yaşlanma ile kaybedilen yüz volümünün yeniden kazandırıldığı tüm alanlara; yani burun, elmacık kemiği, çene, alın, şakak, kaş, göz altı ve dudaklara güvenle uygulanabilir. Yüz dolgusu olarak bugün tüm dünyada en sık kullanılan preparatlar Hyaluronik asit içeren ürünlerdir. Hyaluronik asit insan vücudunda bulunan bir proteindir ve su tutucu özelliği vardır. İnsan vücudunda bulunan bir molekül olması, hayvansal kaynaklı değil bir laboratuvar ürünü olması nedeniyle alerjik reaksiyon olma ihtimali minimaldir. Güvenli bir şekilde yüzün her bölgesinde kullanılabilir. Ürünün su tutucu özelliği sayesinde hacim sağlama ve kırışıklığı açma etkisi vardır.

Yüzeysel kullanımlar için daha düşük konsantrasyonlu ve çapraz bağ içermeyen Hyaluronik asitler tercih edilir. Bu tip dolgular ‘Işık dolgusu’ olarak adlandırılır. Hacimden ziyade parlak ve nemli bir cilt amacıyla uygulanırlar. Derin dokudaki kullanımlar ve hacim sağlamak için yüksek konsantrasyonlu Hyaluronik asitler tercih edilir. Çapraz bağların sayısına ve tipine göre dolgu vücut tarafından farklı sürelerde parçalanır. Hyaluronik asitler moleküllerinin yapısına göre 10-18 ay süre ile kalabilir.

 

Hyaluronik asitli dolgular:

  • Cildi pürüzsüz ve esnek tutmaya yardımcı olur.
  • Ciltteki ince kırışıklıklar ve akne izlerini önlemeye yardımcı olur.
  • Dokuların tamir edilmesi ve elastikiyetinin korunmasını sağlar. Bu özelliği sayesinde cildin yaşlanmasını önlemektedir.
  • Kolajen liflerinin oluşumu ve bakımına yardımcı olur. Kolajenin azalması cildin elastikiyetini kaybetmesine sebep olur.
  • Aynı zamanda cilt iltihabı ve tahrişi ile savaşmaya yardımcı olur.
  • Yaşlandıkça hücre mitoz hızı azalır, böylece hücresel yenilenme ve onarım süreci yavaşlar. Hyalüronik asitvarlığı durumunu tersine çevirmede yardımcı olur.

 

Kalıcı ve yarı kalıcı dolgu olarak hangi sentetik materyaller kullanılır?

Kalıcı ve yarı kalıcı dolgu olarak en sık Poliakrilamid gel, Kalsiyum Hidroksiapatit, Polimetilmetakrilat, Bio-Alcamid, Aquamid içeren dolgular kullanılır.

Kalıcı dolguların en büyük avantajı elde edilen hacmin sürekli olmasıdır. İleride hastanın fikri değişirse kalıcı dolguların dokudan çıkartılması için cerrahi operasyon yapılması gerekeceğinden çok dikkatli karar verilmesi önerilir.

Kalıcı dolguların bir çoğunun vücutta reaksiyon oluşturma riski geçici dolgulara göre daha yüksektir. Her kalıcı dolgu aynı özelliklere sahip değildir. Bazı kalıcı dolgu maddelerinin doku uyumu diğerlerine göre çok daha fazladır ve zamanla da sertleşme gibi sorunlar oluşturmazlar. Bu nedenle kalıcı dolgu tercih edilecekse kesinlikle dokuya en uygun olan seçilmelidir.

Kliniğimizde yarı kalıcı dolgu olarak Radiesse kullanmaktayız. Radiesseyarı kalıcı bir dolgudur.  Hidroksi apatit denilen kemik ham maddesinden üretilmiştir. Burun ve ağız yan çizgilerinin ( nazolabial sulkus)  tedavisinde, yüz kemik çukurlukları ve yumuşak doku yetersizliklerinin doldurulmasında  kullanılır.

Radiesse derinin destekliğini yapan kolajen liflerin oluşumunun artmasına yardımcı olması sebebiyle doğal bir antiaging yapar.  Dolgu etkisinin yanında rejüvenasyon yani cilt yenileme etkisi de vardır. Yapıldığı bölgedeki doldu etkisinin hemen ardından ciltteki parlama etkisi görülmeye başlar. Kemik yapılarını da güçlendirir.

Radiesse, el sırtı bölgesindeki deri inceliği ve kırışıklığın tedavisinde de kullanılmaktadır.Radiesse, el dolgusu olarak FDA onaylıdır.

 

Kişinin kendinden alınan dolgunun ‘Otolog yağ transplantasyonu’  avantajları nedir?

Kişinin kendinden alınan yağ hücreleri ile yapılan dolgular, daha çok kalça, meme ve yanaklar gibi yüksek hacim gerektiren ve kişinin kendi yağ hücrelerinin kullanılmasının fiyat ve kalıcılık açısından avantaj olduğu bölgeler için önerilir.

‘Otolog yağ transplantasyonu’ olarak bilinen yağ enjeksiyonu işleminde kullanılan alet Body-jet‘tir. Body-jet yüksek su basıncı ile çalışan bir sistemdir. Body-jet su püskürterek basınç ile yağ hücrelerinin arasındaki bağları koparır ve hücreleri yıkayıp temizleyerek %100’e yakın saflaştırılmış bir materyal olarak alır. Genel anestezi gerektirmez. Body-jet için kısa süreli bir lokal anestezi yeterlidir. Sterilite için ameliyathane koşulları tercih edilir.

Çok kısa süren, güvenli ve konforlu bir işlemdir. Hastanın göbek ya da basen gibi yağ hücrelerinden zengin bölgelerinden Body-jet kullanılarak yağ alınır. Alınan yağ hücreleri santrifüjlenip sıkıştırılarak hemen dolgu yapılacak bölgelere enjekte edilir. Kullanılan yağ hücreleri hastanın kendine ait olduğu içinde dolgu uygulaması esnasında herhangi bir doku uyuşmazlığı olasılığı yoktur. Body-jet tertemiz saf bir yağ dokusu materyali oluşturur.

Body-jet ile alınan yağ hücreleri yapısal olarak bozulmadığı için canlılıklarını korur ve bu dolgu %90’ların üzerinde bir oranda erimeden kalır. Body-jet ile yapılan dolgu için dünyada ‘Aqua-filling’ veya ‘Bio-filling’ isimleri de kullanılır.

Bazı cerrahlar, cerrahi işlemler sırasında dolgu kalıcılığını arttırmak için yağ, fasia ve dermis dokuları karıştırılarak kokteyl oluşturur. Kokteyl uygulamalarında elde edilen materyal hasta başka bir ameliyat olurken (meme küçültme, karın germe gibi…) çıkartılan dokulardan elde edilir. ‘Doku kokteyli’ içinde ciddi oranda parçalanmış hücre bulunması nedeniyle dolgu materyaline kalsiyum çökeceği için düşünülmesi gereken bir durumdur. Bu nedenle özellikle meme gibi kanser riski açısından düzenli takip gerektiren organlarda kanser metastazı ile karışabileceği için ‘doku kokteyli’ tercih edilmemelidir.Dudak gibi mukoza yüzeyli organlarda ya da göz altları gibi ince deride ‘doku kokteyli’ kullanılması çok risklidir. İlerleyen zamanlarda dudaklara yapılan doku kokteyline kalsiyum çökmesi dolgunun şeklini bozar ve girintili çıkıntılı bir görünüme neden olur. Oysa Body-jet bu riskleri içermez.

Body-jetile alınan yağ hücreleri yapısal olarak canlı ve sağlıklıdır, kimyasal olarak temizdir, transfer edildiği alana hemen uyum sağlayabilir. Body-jetile alınan yağ, parçalanmış ölü hücre atıkları içermez, kalsiyum çökme ihtimali söz konusu değildir. Bu nedenle neredeyse tama yakın erimeden ve bozulmadan kalır.

Body-jet ile istenen miktarlarda yağ alınabilir. Bel inceltilirken kalçalar ve memeler istenilen ölçüde dolgunlaştırılabilir. Gıdı yok edilirken yanaklar ya da elmacıklar, dudaklar belirginleştirilebilir.

Otolog yağ transplantasyonu ile yüzdeki nazolabial çukurlar ve ağız köşelerindeki çöküntüler de dolabilir. Yüze yağ enjeksiyonu, kök hücre de içerdiği için cildin canlanmasına ve parlak görünmesine sebep olur.